Ramazan Ayında Verilen Yardımların Sigorta Primi, Gelir Vergisi, Damga Vergisi ve Kıdem Tazminatı Yönü ile Değerlendirilmesi

Ramazan ayında, işverenler tarafından çalışanlarına ayni ya da nakdi yardımlar yapılabilmektedir. Bu yardımların sigorta primine, gelir vergisine, damga vergisine tabi olup olmadığı, bordroda nasıl gösterileceği, bu yardımların kıdem tazminatı hesabında dikkate alınıp alınmayacağı önemli bir o kadar da hassas konudur.

İşveren tarafından ramazan ayında çalışanlarına nakit olarak yapılan yardımların hem sigorta primine, hem gelir vergisine, hem damga vergisine tabi tutulması ve bordroda gösterilmesi gerekmektedir. Bu yardımların nakit yerine ayni yardım şeklinde yapılması durumunda ise;

1- Konunun Sigorta Primi Yönü ile Değerlendirilmesi;

SGK açısından bir ödeme kaleminin prime esas kazanç matrahına dahil olup olmayacağı 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinde açıklanmıştır. Söz konusu madde hükmü “Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, ……. tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.” şeklindedir. Madde hükmünde de görüleceği üzere çalışanlara ayni olarak yapılacak yardımlar sigorta primine tabi değildir.

Ramazan yardımı olarak günümüzde daha çok hediye çeki ve alışveriş çekleri şeklinde tercih edilmektedir. Yapılan bu yardımlar kartın içine yüklenen ve çekin üzerinde yazılı olan tutar kadar alışveriş yapılmasına imkân sağlayan bir ödeme aracı olması, bu kartların çalışanların gördükleri bir işe karşılık olmaksızın belli ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olması ve işyeri adına faturalandırılması nedeni ile hediye çeki/alışveriş çekleri ayni yardım niteliğindedir. Aynı şekilde ramazan paketleri, gıda kolileri de ayni yardım niteliğindedir. Bu tür yardımlar bordroda gösterilecek ancak sigorta prim kesintisi yapılmayacaktır.

2- Konunun Gelir Vergisi Yönü ile Değerlendirilmesi;

Gelir vergisi kesilmesi gereken kalemleri tespit edebilmek için Vergi Kanunu açısından “Ücretin” tanımına bakılması gerekmektedir. Ücretin tanımı 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda 61 inci maddesinde açıklanmıştır. “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.” şeklindedir. Bu tanımdan yola çıkarak, para ile ölçülebilen yardımlar ücret olarak kabul edilmiştir. Bu tür yardımlar bordroda gösterilecek ve gelir vergisi kesintisi yapılacaktır.

 

3- Konunun Damga Vergisi Yönü ile Değerlendirilmesi;

Ramazan yardımlarında Damga Vergisi muafiyeti söz konusu değildir. Bu nedenle bordroya dahil edilen ramazan yardımlarından damga vergisi kesintisi yapılacaktır.

 

4- Konunun Kıdem Tazminatı Yönü ile Değerlendirilmesi

Kıdem tazminatına esas alınacak ödemeler kapsamında düzenli yapılan yardımlar dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla, düzenli şekilde yapılan ister nakdi olarak isterse ayni yardım şeklinde yapılan ramazan yardımları, kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerekmektedir.

Hemen Paylas